Hz. Muhammed (sav)’Çörekotu ölüm dışında her hastalığa şifadır.”
Çörekotunun üç farklı gaye için kullanıldığı ortaya çıkmaktadır:
a) Baharat olarak,
b) Değişik gıdalarda tat, koku ve çeşni maddesi (flavoring) olarak,
c)Tıbbi gayelerle tedavi edici olarak.

Araştırma sonucunda çörekotunda yüksek oranda protein (%20), yağ (%30), karbonhidrat (%37) ve potasyum (1180 mg/l00gr) tespit edilmiştir. Yağında ise vücutta yapılamayan, mutlaka dışarıdan alınması gerekli olan Linoleik asidinin yüksek oranda (%61) ihtiva ettiğini bulduk. Ayrıca diğer yemeklik yağlarda bulunmayan bir yağ asidi olan ve prostaglandinlerin (özellikle kadınlarda ovülasyon, menustrasyon ve hamilelikte üreme sistemlerinde fonksiyonel olup, rahim kaslarının kasılmasını stimule ederler) üretiminde kullanılan Eicosadienoik asidin varlığı tespit edilmiştir (% 17). Yine E-vitamini aktivitesi ve antioksidan tesir gösteren tokoferollerin bulunduğu ve bunların toplam miktarının 340 mg/kg gibi önemli seviyede olduğu bulunmuştur.

Ayrıca suda çözünen vitaminler olarak bilinen B-grubu vitaminlerinden B1, B2, B6, niasin ve folik asidin bulunduğu, bunardan özellikle B1, B6 ve niasinin çok yüksek oranlarda olduğu tespit edilmiştir. Mineral maddelerden potasyumun yanında, önemli miktarlarda kalsiyum, sodyum ve demir elementlerini ihtiva etmektedir.
Ayrıca çörek otu yağının iyileştirici ve güzelleştirici olması nedeniyle Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. İbn-i Sina ünlü "Hastalıkların Kanunu" kitabında çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşukluğu ve halsizliği engellediğini savunmaktadır.

Çağımızda ise modern tıp, bu mükemmel bitkinin özelliklerini, uyarıcı özelliği nedeniyle hemoroit, ishal, nezle, öksürük ve tenya gibi hastalıkların tedavisinde kullanmaktadır.
Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalarda ise çörek otunun balla karıştırılarak yardımcı tedavi olarak uygulandığında Aids hastalığının tedavisinde şaşırtıcı sonuçlar alınabileceği ortaya çıkmıştır.
Erkeklerde görünen iktidarsızlığa için ise her gün düzenli olarak 200 gr çörek otunu sabahları aç karnına tüketmeniz gerekmektedir.

Karaciğer kanserine etkisi yapılan araştırmalarda çörek otu karışımı ile uygulanan tedavinin karaciğeri zehirli maddelerin meydana getirdiği tahribatlardan koruduğu ve aynı zamanda karaciğer kanserinin şiddetini yavaşlattığı gözlenmiştir.
Bu araştırma sonucunda çörek otunun karaciğeri kanserojen etkilerden koruduğu ispatlanmıştır.
Kandaki şeker miktarını düşürücü etkisi vardır. İnsülin salgılamasını sağlayan pankreasta beta hücrelerini harekete geçirdiği gözlemlenmiştir.
Almanya'da yapılan bir araştırma çörek otunun alerjik rahatsızlıklarda kullanılabileceğini göstermiştir.
Hormonlarınızı dengeler. Depresyondan çıkmanıza yardımcı olur. Anksiyete rahatsızlığına iyi gelmektedir.

Uykusuzluk çekiyorsanız uykunuzun düzene girmesini sağlayacaktır. Stresli zamanlarda kullanıldığında sizi rahatlatacaktır. Zindelik verildiği ve yorgunluğu alması ile bilinmektedir.

Vücutdaki homosistein düzeyi, besinlerle alınan folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin dışında genetik faktörlere ve hormonların etkisine bağlı olarak düzenlenir. Homosistein seviyesi yüksek olan kişilere, folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin kullanımı öneriliyor.
Deneysel çalışmalar çörekotu tohumları ve uçucu yağın homosistein üzerindeki etkisinin folik asitten daha fazla olduğunu göstermiştir.
Kalp sağlığını koruyucu etkisi çörekotunun faydaları arasındadır. Çörekotu içinde bulunan timokinon 'un kalp rahatsızlıklarına yol açan homosistein oranını düşürdüğü gözlenlenmiştir.
Çörek otunun kullanımı nefes borusu adalesini genişletme etkisinden dolayı nefes darlığında yararlıdır.
Çörek otunun içindeki iltihap önleyici madde eklem iltihabı için yararlıdır. Prostat ve meme kanserini yavaşlatıcı etkinliği bulunur.
KAYNAK;
Derlemedir;
1-http://www.sabah.com.tr/galeri/yasam/hz-muhammed-mujdelemisti-oyle-faydalari-var-ki/15
2-C.B.Ü. Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Sayın Doç. Dr.Cevdet Nergiz
3-dünyanın birinci sınıf dergilerinden biri olan, İngiltere’de yayımlanan “Food Chemfstry”de (yıl 1993, sayı 48)
a) Baharat olarak,
b) Değişik gıdalarda tat, koku ve çeşni maddesi (flavoring) olarak,
c)Tıbbi gayelerle tedavi edici olarak.
Araştırma sonucunda çörekotunda yüksek oranda protein (%20), yağ (%30), karbonhidrat (%37) ve potasyum (1180 mg/l00gr) tespit edilmiştir. Yağında ise vücutta yapılamayan, mutlaka dışarıdan alınması gerekli olan Linoleik asidinin yüksek oranda (%61) ihtiva ettiğini bulduk. Ayrıca diğer yemeklik yağlarda bulunmayan bir yağ asidi olan ve prostaglandinlerin (özellikle kadınlarda ovülasyon, menustrasyon ve hamilelikte üreme sistemlerinde fonksiyonel olup, rahim kaslarının kasılmasını stimule ederler) üretiminde kullanılan Eicosadienoik asidin varlığı tespit edilmiştir (% 17). Yine E-vitamini aktivitesi ve antioksidan tesir gösteren tokoferollerin bulunduğu ve bunların toplam miktarının 340 mg/kg gibi önemli seviyede olduğu bulunmuştur.
Ayrıca suda çözünen vitaminler olarak bilinen B-grubu vitaminlerinden B1, B2, B6, niasin ve folik asidin bulunduğu, bunardan özellikle B1, B6 ve niasinin çok yüksek oranlarda olduğu tespit edilmiştir. Mineral maddelerden potasyumun yanında, önemli miktarlarda kalsiyum, sodyum ve demir elementlerini ihtiva etmektedir.
Ayrıca çörek otu yağının iyileştirici ve güzelleştirici olması nedeniyle Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. İbn-i Sina ünlü "Hastalıkların Kanunu" kitabında çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşukluğu ve halsizliği engellediğini savunmaktadır.
Çağımızda ise modern tıp, bu mükemmel bitkinin özelliklerini, uyarıcı özelliği nedeniyle hemoroit, ishal, nezle, öksürük ve tenya gibi hastalıkların tedavisinde kullanmaktadır.
Son zamanlarda yapılan bazı araştırmalarda ise çörek otunun balla karıştırılarak yardımcı tedavi olarak uygulandığında Aids hastalığının tedavisinde şaşırtıcı sonuçlar alınabileceği ortaya çıkmıştır.
Erkeklerde görünen iktidarsızlığa için ise her gün düzenli olarak 200 gr çörek otunu sabahları aç karnına tüketmeniz gerekmektedir.
Karaciğer kanserine etkisi yapılan araştırmalarda çörek otu karışımı ile uygulanan tedavinin karaciğeri zehirli maddelerin meydana getirdiği tahribatlardan koruduğu ve aynı zamanda karaciğer kanserinin şiddetini yavaşlattığı gözlenmiştir.
Bu araştırma sonucunda çörek otunun karaciğeri kanserojen etkilerden koruduğu ispatlanmıştır.
Kandaki şeker miktarını düşürücü etkisi vardır. İnsülin salgılamasını sağlayan pankreasta beta hücrelerini harekete geçirdiği gözlemlenmiştir.
Almanya'da yapılan bir araştırma çörek otunun alerjik rahatsızlıklarda kullanılabileceğini göstermiştir.
Hormonlarınızı dengeler. Depresyondan çıkmanıza yardımcı olur. Anksiyete rahatsızlığına iyi gelmektedir.
Uykusuzluk çekiyorsanız uykunuzun düzene girmesini sağlayacaktır. Stresli zamanlarda kullanıldığında sizi rahatlatacaktır. Zindelik verildiği ve yorgunluğu alması ile bilinmektedir.
Vücutdaki homosistein düzeyi, besinlerle alınan folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin dışında genetik faktörlere ve hormonların etkisine bağlı olarak düzenlenir. Homosistein seviyesi yüksek olan kişilere, folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin kullanımı öneriliyor.
Deneysel çalışmalar çörekotu tohumları ve uçucu yağın homosistein üzerindeki etkisinin folik asitten daha fazla olduğunu göstermiştir.
Kalp sağlığını koruyucu etkisi çörekotunun faydaları arasındadır. Çörekotu içinde bulunan timokinon 'un kalp rahatsızlıklarına yol açan homosistein oranını düşürdüğü gözlenlenmiştir.
Çörek otunun kullanımı nefes borusu adalesini genişletme etkisinden dolayı nefes darlığında yararlıdır.
Çörek otunun içindeki iltihap önleyici madde eklem iltihabı için yararlıdır. Prostat ve meme kanserini yavaşlatıcı etkinliği bulunur.
KAYNAK;
Derlemedir;
1-http://www.sabah.com.tr/galeri/yasam/hz-muhammed-mujdelemisti-oyle-faydalari-var-ki/15
2-C.B.Ü. Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Sayın Doç. Dr.Cevdet Nergiz
3-dünyanın birinci sınıf dergilerinden biri olan, İngiltere’de yayımlanan “Food Chemfstry”de (yıl 1993, sayı 48)
Yorumlar
Yorum Gönder